Hasta hakları, Lizbon Bildirgesinde tüm dünya için geçerli olmak üzere ortaya konulmuştur. Bu bildirge, hasta-hekim ilişkisini en etik ve insani temellere oturtmak, her bireyin hak ettiği nitelikli ve saygın sağlık hizmetine ulaşmasını güvence altına almak için tasarlanmıştır.
Hastanın, kendisini tedavi edecek hekimi ve sağlık kuruluşunu hiçbir baskı altında kalmadan özgürce seçme hakkı bulunmaktadır.
Sağlık hizmeti almak için başvuran her bireyin; dil, din, ırk gibi ayrımlar yapılmaksızın tüm hizmetlerden eşit şekilde yararlanma hakkı vardır.
Hastanın, herhangi bir dış etki altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle klinik ve etik kararlar verebilen hekimler tarafından bakılma hakkı vardır.
Hastanın, yeterli ölçüde ve anlayabileceği şekilde bilgilendirildikten sonra önerilen tedaviyi kabul etme veya reddetme hakkı vardır.
Hasta, hekimden ve sağlık ekibinden tüm tıbbi bilgi ve özel hayatına ilişkin detayların tam bir gizlilik içinde saklanmasını bekleme hakkına sahiptir.
Hasta; kişisel bilgilerinin, sağlık durumunun, teşhis ve tedavi süreçlerinin veya özel ziyaretlerinin içeriğinin gizli tutulmasını talep etme hakkına sahiptir.
Hasta, sağlık hizmetini aldığı yerin imkanı doğrultusunda, ve tedaviye engel olmadığı müddetçe, dini vecibelerini serbestçe yerine getirme hakkına sahiptir.
Hastanın saygı gösterilerek; her zaman güler yüzlü, nazik, şefkatli, hijyenik ve güvenli bir ortamda sağlık hizmeti almaya hakkı vardır.
Hastanın, tedavinin herhangi bir aşamasında teşhis, tedavi veya alternatif yöntemler hakkında başka bir hekimden ikinci bir görüşü alma hakkı vardır.
Hastanın, belirlenen usul, esas ve güvenlik kurallarına uygun olarak yanında refakatçi ve ziyaretçi kabul etme hakkı vardır.
Hastanın, sağlık hizmetlerinden sürekli yararlanma, tedavinin kesintiye uğramadan planlı ve koordineli bir şekilde yürütülmesini isteme hakkı vardır.